Подбадривать-Подбодрить

Подбадривать

Cesaretlendirmek

Подбодрить

Cesaretlendirmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Подбадривать Geçmiş Zaman : подбадривавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Подбадривать Şimdiki Zaman :
  • Подбадривать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Подбадривать Edilgen Şimdiki Zaman : подбадриваемый
  • Подбодрить Geçmiş Zaman : подбодривший
  • Подбодрить Edilgen Geçmiş Zaman : подбодрённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Подбадривать Şimdiki Zaman : подбадривая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Подбодрить Geçmiş Zaman : подбодрив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Тренер всегда подбадривает игроков во время трудной тренировки. (Antrenör zor antrenman sırasında oyuncuları her zaman cesaretlendiriyor.)

Друзья подбадривали его перед важным экзаменом. (Arkadaşları önemli sınavdan önce onu cesaretlendiriyordu.)

Она старается подбадривать младшую сестру в трудные дни. (Zor günlerde küçük kız kardeşini cesaretlendirmeye çalışıyor.)

Учитель подбадривал ученика, когда тот ошибался. (Öğretmen öğrenci hata yaptığında onu cesaretlendiriyordu.)

Мама часто подбадривает сына добрыми словами. (Anne oğlunu sık sık güzel sözlerle cesaretlendiriyor.)

Я подбодрил коллегу перед его первым выступлением. (Meslektaşımı ilk konuşmasından önce cesaretlendirdim.)

Эти слова подбодрили меня и помогли продолжить работу. (Bu sözler beni cesaretlendirdi ve çalışmaya devam etmeme yardım etti.)

Тренер подбодрил команду в перерыве матча. (Antrenör maçın devre arasında takımı cesaretlendirdi.)

Она подбодрила подругу, которая сильно переживала из-за неудачи. (Başarısızlık yüzünden çok endişelenen arkadaşını cesaretlendirdi.)

Руководитель подбодрил сотрудников и пообещал поддержать их проект. (Yönetici çalışanları cesaretlendirdi ve projelerini destekleyeceğine söz verdi.)