Предопределять-Предопределить

Предопределять

Belirlemek

Предопределить

Belirlemek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Предопределять Geçmiş Zaman : предопределявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Предопределять Şimdiki Zaman :
  • Предопределять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Предопределять Edilgen Şimdiki Zaman : предопределяемый
  • Предопределить Geçmiş Zaman : предопределивший
  • Предопределить Edilgen Geçmiş Zaman : предопределённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Предопределять Şimdiki Zaman : предопределяя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Предопределить Geçmiş Zaman : предопределив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Раннее образование часто предопределяет дальнейшую карьеру человека. (Erken eğitim çoğu zaman insanın gelecekteki kariyerini belirler.)

Эти обстоятельства предопределяют наше решение. (Bu koşullar kararımızı belirliyor.)

Опыт предопределяет его осторожное отношение к риску. (Deneyimi, onun riske karşı temkinli tutumunu belirliyor.)

Климат предопределяет особенности сельского хозяйства в этом регионе. (İklim, bu bölgedeki tarımın özelliklerini belirler.)

Первое впечатление не должно предопределять мнение о человеке. (İlk izlenim, bir insan hakkındaki görüşü belirlememeli.)

Один важный выбор предопределил всю его дальнейшую жизнь. (Önemli bir seçim onun sonraki tüm hayatını belirledi.)

Результаты экзамена предопределили выбор университета. (Sınav sonuçları üniversite seçimini belirledi.)

Случайная встреча предопределила успех проекта. (Tesadüfi bir karşılaşma projenin başarısını belirledi.)

Новые данные предопределили направление дальнейшего исследования. (Yeni veriler sonraki araştırmanın yönünü belirledi.)

Его решение предопределило исход переговоров. (Onun kararı müzakerelerin sonucunu belirledi.)