Преподносить-Преподнести

Преподносить

Sunmak, takdim etmek

Преподнести

Sunmak, takdim etmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Преподносить Geçmiş Zaman : преподносивший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Преподносить Şimdiki Zaman :
  • Преподносить Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Преподносить Edilgen Şimdiki Zaman : преподносимый
  • Преподнести Geçmiş Zaman : преподнёсший
  • Преподнести Edilgen Geçmiş Zaman : преподнесённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Преподносить Şimdiki Zaman : преподнося

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Преподнести Geçmiş Zaman : преподнёсши

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он любит преподносить свои идеи как окончательную истину. (Fikirlerini kesin gerçekmiş gibi sunmayı seviyor.)

Учитель умеет преподносить сложный материал простым языком. (Öğretmen zor konuları basit bir dille sunmayı biliyor.)

Она всегда преподносит подарки красиво и с большой теплотой. (O, hediyeleri her zaman güzel ve büyük bir sıcaklıkla takdim ediyor.)

Журнал преподносит эту новость как важное политическое событие. (Dergi bu haberi önemli bir siyasi olay olarak sunuyor.)

Не стоит преподносить обычную ошибку как настоящую катастрофу. (Sıradan bir hatayı gerçek bir felaketmiş gibi sunmamak gerekir.)

Он преподнёс ей цветы после спектакля. (Oyundan sonra ona çiçek takdim etti.)

Докладчик преподнёс результаты исследования очень убедительно. (Konuşmacı araştırmanın sonuçlarını çok ikna edici bir şekilde sundu.)

Компания преподнесла клиентам неожиданный подарок. (Şirket müşterilere beklenmedik bir hediye sundu.)

Она преподнесла эту неприятную новость тактично и спокойно. (O, bu hoş olmayan haberi nazikçe ve sakin bir şekilde aktardı.)

Автор преподнёс знакомую историю совершенно по-новому. (Yazar, bilinen hikâyeyi tamamen yeni bir şekilde sundu.)