Прилизывать-Прилизать

Прилизывать

Yalayıp düzleştirmek

Прилизать

Yalayıp düzleştirmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Прилизывать Geçmiş Zaman : прилизывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прилизывать Şimdiki Zaman :
  • Прилизывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Прилизывать Edilgen Şimdiki Zaman : прилизываемый
  • Прилизать Geçmiş Zaman : прилизавший
  • Прилизать Edilgen Geçmiş Zaman : прилизанный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Прилизывать Şimdiki Zaman : прилизывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прилизать Geçmiş Zaman : прилизав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он любит прилизывать волосы большим количеством геля. (Saçlarını bol miktarda jöleyle yalayıp düzleştirmeyi seviyor.)

Редактор не должен прилизывать текст и скрывать авторский стиль. (Editör metni yapay biçimde düzleştirip yazarın üslubunu gizlememeli.)

Она постоянно прилизывает причёску перед зеркалом. (Aynanın karşısında saç modelini sürekli yalayıp düzeltiyor.)

Некоторые журналисты прилизывают свои статьи, чтобы избежать критики. (Bazı gazeteciler eleştiriden kaçınmak için yazılarını yapay biçimde düzleştiriyor.)

Парикмахер долго прилизывает волосы клиента специальным кремом. (Kuaför müşterinin saçını özel bir kremle uzun süre yalayıp düzleştiriyor.)

Перед съёмкой стилист прилизал актёру волосы назад. (Çekimden önce stilist oyuncunun saçlarını geriye doğru yalayıp düzeltti.)

Редактор прилизал статью и убрал из неё все спорные формулировки. (Editör makaleyi yapay biçimde düzeltti ve içindeki tartışmalı tüm ifadeleri çıkardı.)

Он прилизал усы воском, чтобы они сохраняли нужную форму. (Bıyıklarının gereken şekli koruması için onları balmumuyla yalayıp düzeltti.)

Дизайнер прилизал края изображения и сделал композицию слишком аккуратной. (Tasarımcı görselin kenarlarını yapay biçimde düzeltti ve kompozisyonu fazla kusursuz hâle getirdi.)

Автор прилизал финальную версию текста, потеряв часть его эмоциональности. (Yazar metnin son hâlini yapay biçimde düzeltti ve duygusunun bir kısmını kaybetti.)