Прирастать-Прирасти

Прирастать

Artmak, büyümek, eklenmek

Прирасти

Artmak, büyümek, eklenmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Прирастать Geçmiş Zaman : прираставший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прирастать Şimdiki Zaman :
  • Прирастать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Прирастать Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Прирасти Geçmiş Zaman : прирастивший
  • Прирасти Edilgen Geçmiş Zaman : приращённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Прирастать Şimdiki Zaman : прирастая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прирасти Geçmiş Zaman : прирастив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

К лесу постепенно прирастали новые участки земли. (Ormana yavaş yavaş yeni toprak parçaları ekleniyordu.)

Наши доходы ежегодно прирастают благодаря новым клиентам. (Yeni müşteriler sayesinde gelirlerimiz her yıl artıyor.)

К основному зданию постепенно прирастает новый корпус. (Ana binaya yavaş yavaş yeni bir bölüm ekleniyor.)

Компания стремится прирастать специалистами с международным опытом. (Şirket, uluslararası deneyime sahip uzmanların katılmasıyla büyümeye çalışıyor.)

За несколько лет фермерское хозяйство заметно прирастало новыми полями. (Çiftlik birkaç yıl içinde yeni tarlalarla belirgin biçimde büyüyordu.)

После покупки соседнего участка наша территория быстро приросла ещё одним гектаром. (Komşu araziyi satın aldıktan sonra bölgemiz hızla bir hektar daha büyüdü.)

Благодаря этому проекту город прирос современным культурным центром. (Bu proje sayesinde şehre modern bir kültür merkezi eklendi.)

Его коллекция за год приросла редкими книгами. (Onun koleksiyonuna bir yıl içinde nadir kitaplar eklendi.)

К команде приросли опытные инженеры, и работа ускорилась. (Ekibe deneyimli mühendisler katıldı ve çalışma hızlandı.)

За сезон туристический поток прирос почти на треть. (Sezon boyunca turist akışı neredeyse üçte bir oranında arttı.)