Прозябать-Прозябнуть

Прозябать

Sürünmek, donmak

Прозябнуть

Sürünmek, donmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Прозябать Geçmiş Zaman : прозябавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прозябать Şimdiki Zaman :
  • Прозябать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Прозябать Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Прозябнуть Geçmiş Zaman : прозябший
  • Прозябнуть Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Прозябать Şimdiki Zaman : прозябая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Прозябнуть Geçmiş Zaman : прозябнув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он годами прозябал в маленькой деревне без надежды на перемены. (Yıllarca küçük bir köyde, değişim umudu olmadan süründü.)

Многие талантливые люди прозябают на скучной работе, не используя своих способностей. (Birçok yetenekli insan, yeteneklerini kullanmadan sıkıcı işlerde sürünüyor.)

Она не хотела прозябать в провинции и решила переехать в столицу. (O, taşrada sürünmek istemedi ve başkente taşınmaya karar verdi.)

Без образования человек может годами прозябать на низкооплачиваемой должности. (Eğitim olmadan insan yıllarca düşük maaşlı bir görevde sürünebilir.)

Старый писатель прозябал в одиночестве, хотя раньше был очень известен. (Yaşlı yazar, eskiden çok ünlü olmasına rağmen yalnızlık içinde sürünüyordu.)

После долгой ночёвки в снегу он совсем прозяб. (Karda uzun süre geceledikten sonra tamamen dondu.)

Путешественник прозяб под холодным дождём и едва мог двигаться. (Gezgin soğuk yağmurda dondu ve zar zor hareket edebildi.)

К утру руки мальчика прозябли, поэтому мать растёрла их полотенцем. (Sabaha karşı çocuğun elleri donmuştu, bu yüzden annesi onları havluyla ovuşturdu.)

Рабочие прозябли на ветру, пока ждали автобус. (İşçiler otobüsü beklerken rüzgârda dondu.)

Он прозяб в тонкой куртке, потому что забыл взять тёплую одежду. (Sıcak giysiler almayı unuttuğu için ince ceketiyle dondu.)