Простирать-Простереть

Простирать

Uzatmak, yaymak

Простереть

Uzatmak, yaymak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Простирать Geçmiş Zaman : простиравший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Простирать Şimdiki Zaman :
  • Простирать Edilgen Geçmiş Zaman : простиранный
  • Простирать Edilgen Şimdiki Zaman : простираемый
  • Простереть Geçmiş Zaman : простёрший
  • Простереть Edilgen Geçmiş Zaman : простёртый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Простирать Şimdiki Zaman :

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Простереть Geçmiş Zaman : простёрши

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Широкая равнина простиралась до самого горизонта. (Geniş ova ufka kadar uzanıyordu.)

Он простирал руки к солнечному свету. (Ellerini güneş ışığına doğru uzatıyordu.)

Дорога простиралась между полями и небольшими деревнями. (Yol tarlalar ve küçük köyler arasında uzanıyordu.)

Туман простирался над озером ранним утром. (Sabahın erken saatlerinde sis gölün üzerinde yayılıyordu.)

Перед нами простирался огромный лес, почти полностью покрытый снегом. (Önümüzde neredeyse tamamen karla kaplı büyük bir orman uzanıyordu.)

Он простёр руки к ребёнку и улыбнулся. (Ellerini çocuğa doğru uzattı ve gülümsedi.)

Широкая равнина простёрлась перед путешественниками. (Geniş ova yolcuların önünde uzandı.)

Дорога простёрлась вдоль берега и исчезла за поворотом. (Yol kıyı boyunca uzandı ve virajın arkasında kayboldu.)

Туман простёрся над долиной и скрыл дальние дома. (Sis vadinin üzerine yayıldı ve uzaktaki evleri gizledi.)

Он простёр плащ на траве, чтобы дети могли сесть. (Çocukların oturabilmesi için pelerinini çimenlerin üzerine serdi.)