Разрывать-Разорвать

Разрывать

koparmak, ayırmak

Разорвать

koparmak, ayırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Разрывать Geçmiş Zaman : разрывавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Разрывать Şimdiki Zaman :
  • Разрывать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Разрывать Edilgen Şimdiki Zaman : разрываемый
  • Разорвать Geçmiş Zaman : разорвавший
  • Разорвать Edilgen Geçmiş Zaman : разорванный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Разрывать Şimdiki Zaman : разрывая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Разорвать Geçmiş Zaman : разорвав

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Я разорвал письмо на мелкие кусочки. (Mektubu küçük parçalara ayırdım.)

Он разорвал контракт из-за недовольства условиями. (Şartlardan memnun olmadığı için sözleşmeyi feshetti.)

Мы разорвали отношения из-за постоянных конфликтов. (Sürekli anlaşmazlıklar yüzünden ilişkimizi bitirdik.)

Она разрывала письмо в ярости. (Öfkeyle mektubu yırtıyordu.)

Ты разорвешь договор, если они не исполнят свои обязательства. (Yükümlülüklerini yerine getirmezlerse anlaşmayı feshedeceksin.)

Я не могу разорвать эту связь, она слишком важна для меня. (Bu bağı koparamam, benim için çok önemli.)

Он разорвал с ней отношения навсегда после предательства. (Onun ihanetinden sonra onunla ilişkisini sonsuza dek bitirdi.)

Нам пришлось разорвать соглашение из-за недостатка средств. (Yetersiz kaynaklar nedeniyle anlaşmayı sonlandırmak zorunda kaldık.)

Она разорвала пакт с дьяволом, даже если это обернется ее гибелью. (Şeytanla yaptığı anlaşmayı sona erdirdi, hatta bu onun ölümüne yol açacak olsun.)

Разрыв между нами стал слишком большим, чтобы его проигнорировать. (Aramızdaki uçurum o kadar büyüdü ki, onu görmezden gelemedi.)