Распалять-Распалить

Распалять

Alevlendirmek

Распалить

Alevlendirmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Распалять Geçmiş Zaman : распалявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Распалять Şimdiki Zaman :
  • Распалять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Распалять Edilgen Şimdiki Zaman : распаляемый
  • Распалить Geçmiş Zaman : распаливший
  • Распалить Edilgen Geçmiş Zaman : распалённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Распалять Şimdiki Zaman : распаляя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Распалить Geçmiş Zaman : распалив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Сухие дрова постепенно распаляют огонь в камине. (Kuru odunlar şöminedeki ateşi yavaş yavaş alevlendiriyor.)

Его резкие слова распаляют спор между коллегами. (Onun sert sözleri meslektaşlar arasındaki tartışmayı kızıştırıyor.)

Жаркая погода распаляет желание искупаться в море. (Sıcak hava denizde yüzme isteğini artırıyor.)

Публика своими криками распаляет интерес к соревнованию. (Seyirciler çığlıklarıyla yarışmaya olan ilgiyi artırıyor.)

Политики иногда распаляют страсти перед выборами. (Politikacılar seçimlerden önce bazen tutkuları körüklüyor.)

Он быстро распалил огонь под котлом. (Kazanın altındaki ateşi hızla alevlendirdi.)

Эта новость распалила любопытство журналистов. (Bu haber gazetecilerin merakını körükledi.)

Его выступление распалило в зрителях желание действовать. (Onun konuşması izleyicilerde harekete geçme isteğini alevlendirdi.)

Спор распалил взаимную неприязнь между соседями. (Tartışma komşular arasındaki karşılıklı hoşnutsuzluğu körükledi.)

Он распалил угли и поставил на них чайник. (Kömürleri alevlendirdi ve üzerine çaydanlığı koydu.)