Робеть-Оробеть

Робеть

Çekinmek

Оробеть

Çekinmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Робеть Geçmiş Zaman : робевший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Робеть Şimdiki Zaman :
  • Робеть Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Робеть Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Оробеть Geçmiş Zaman : оробевший
  • Оробеть Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Робеть Şimdiki Zaman : робея

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Оробеть Geçmiş Zaman : оробев

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Он обычно робел перед незнакомыми людьми. (Genellikle yabancı insanların yanında çekingen davranırdı.)

Девочка робела и почти не отвечала на вопросы учителя. (Kız çekiniyor ve öğretmenin sorularına neredeyse hiç cevap vermiyordu.)

Не нужно робеть перед трудностями, если у тебя есть опыт. (Deneyimin varsa zorluklar karşısında çekinmene gerek yok.)

Молодой специалист робел, выступая перед большой аудиторией. (Genç uzman büyük bir topluluk önünde konuşurken çekiniyordu.)

Он не привык робеть и всегда открыто выражал своё мнение. (Çekinmeye alışık değildi ve düşüncesini her zaman açıkça ifade ederdi.)

Услышав резкий голос директора, стажёр сразу оробел. (Stajyer müdürün sert sesini duyunca hemen ürktü.)

Перед началом собеседования она немного оробела. (Mülakat başlamadan önce biraz çekindi.)

Мальчик оробел, когда увидел большую собаку. (Çocuk büyük köpeği görünce korkup çekindi.)

После неожиданного вопроса кандидат оробел и замолчал. (Aday beklenmedik sorudan sonra bocalayıp sustu.)

Даже опытный оратор оробел перед такой важной публикой. (Deneyimli bir konuşmacı bile böyle önemli bir dinleyici topluluğunun önünde çekindi.)