Слепнуть-Ослепнуть

Слепнуть

Körleşmek

Ослепнуть

Körleşmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Слепнуть Geçmiş Zaman : слепнувший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Слепнуть Şimdiki Zaman :
  • Слепнуть Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Слепнуть Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Ослепнуть Geçmiş Zaman : ослепший
  • Ослепнуть Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Слепнуть Şimdiki Zaman :

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Ослепнуть Geçmiş Zaman : ослепнув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

С возрастом некоторые люди начинают слепнуть. (Yaş ilerledikçe bazı insanlar körleşmeye başlar.)

Глаза могут слепнуть от слишком яркого света. (Gözler aşırı parlak ışık nedeniyle körleşebilir.)

Он постепенно слепнет и нуждается в помощи. (O yavaş yavaş körleşiyor ve yardıma ihtiyaç duyuyor.)

Рабочие надевают защитные очки, чтобы не слепнуть от сварки. (İşçiler kaynak ışığı nedeniyle körleşmemek için koruyucu gözlük takıyor.)

При недостатке витаминов зрение может слабеть, и человек начинает слепнуть. (Vitamin eksikliğinde görme zayıflayabilir ve kişi körleşmeye başlayabilir.)

После тяжёлой болезни он почти ослеп. (Ağır bir hastalıktan sonra neredeyse kör oldu.)

Яркая вспышка ослепила водителя на несколько секунд. (Parlak bir ışık patlaması sürücünün gözlerini birkaç saniyeliğine kamaştırdı.)

Она ослепла на один глаз после несчастного случая. (Bir kazadan sonra bir gözünde kör oldu.)

Солнечный свет ослепил туристов, вышедших из тёмной пещеры. (Güneş ışığı karanlık mağaradan çıkan turistlerin gözlerini kamaştırdı.)

Внезапная вспышка ослепила фотографа. (Ani bir ışık patlaması fotoğrafçının gözlerini kamaştırdı.)