Сплетаться-Сплестись

Сплетаться

Birbirine dolanmak

Сплестись

Birbirine dolanmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Сплетаться Geçmiş Zaman : сплетавшийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сплетаться Şimdiki Zaman :
  • Сплетаться Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Сплетаться Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Сплестись Geçmiş Zaman : сплётшийся
  • Сплестись Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Сплетаться Şimdiki Zaman : сплетаясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Сплестись Geçmiş Zaman : сплетясь

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Ветки деревьев сплетаются над узкой лесной тропинкой. (Ağaç dalları dar orman yolunun üzerinde birbirine dolanıyor.)

Корни старых деревьев постепенно сплетаются под землёй. (Yaşlı ağaçların kökleri yer altında yavaş yavaş birbirine dolanıyor.)

Эти нити легко сплетаются в прочную верёвку. (Bu iplikler kolayca sağlam bir halat hâline geliyor.)

В её рассказах реальность и вымысел постоянно сплетаются. (Onun anlatılarında gerçek ile hayal sürekli birbirine karışıyor.)

Длинные волосы быстро сплетаются во время сильного ветра. (Uzun saçlar kuvvetli rüzgârda hızla birbirine dolanıyor.)

Две лозы сплелись вокруг деревянной опоры. (İki sarmaşık dalı ahşap desteğin etrafında birbirine dolandı.)

Нити сплелись в плотный узел, который было трудно развязать. (İplikler çözülmesi zor sıkı bir düğüm hâline geldi.)

Их судьбы неожиданно сплелись во время путешествия. (Kaderleri seyahat sırasında beklenmedik şekilde kesişti.)

Ветки сплелись так тесно, что сквозь них почти не проходил свет. (Dallar o kadar sıkı birbirine dolandı ki içlerinden neredeyse hiç ışık geçmedi.)

Корни растений сплелись и образовали плотную сеть в почве. (Bitkilerin kökleri birbirine dolanarak toprakta yoğun bir ağ oluşturdu.)