Удостаивать-Удостоить

Удостаивать

Onurlandırmak, layık görmek

Удостоить

Onurlandırmak, layık görmek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Удостаивать Geçmiş Zaman : удостаивавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Удостаивать Şimdiki Zaman :
  • Удостаивать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Удостаивать Edilgen Şimdiki Zaman : удостаиваемый
  • Удостоить Geçmiş Zaman : удостоивший
  • Удостоить Edilgen Geçmiş Zaman : удостоенный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Удостаивать Şimdiki Zaman : удостаивая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Удостоить Geçmiş Zaman : удостоив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Комиссия ежегодно удостаивает лучших студентов специальной премии. (Komisyon her yıl en iyi öğrencileri özel bir ödülle onurlandırıyor.)

Жюри обычно удостаивает победителя высокой награды. (Jüri genellikle kazananı yüksek bir ödüle layık görüyor.)

Эта организация удостаивает опытных работников почётных грамот. (Bu kuruluş deneyimli çalışanları onur belgeleriyle ödüllendiriyor.)

Газета регулярно удостаивает внимания молодых талантливых писателей. (Gazete genç ve yetenekli yazarlara düzenli olarak ilgi gösteriyor.)

Университет каждый год удостаивает лучших выпускников этой чести. (Üniversite her yıl en iyi mezunlarını bu onura layık görüyor.)

Президент удостоил учёного государственной награды. (Cumhurbaşkanı bilim insanını devlet ödülüne layık gördü.)

Его удостоили звания почётного гражданина города. (Ona şehrin fahri vatandaşı unvanı verildi.)

Эта книга была удостоена престижной литературной премии. (Bu kitap prestijli bir edebiyat ödülüne layık görüldü.)

Актёра удостоили долгих оваций после спектакля. (Oyuncu gösteriden sonra uzun süre alkışlandı.)

Молодого врача удостоили особой благодарности за его работу. (Genç doktor yaptığı iş için özel bir takdire layık görüldü.)