Уравнивать-Уравнять

Уравнивать

Eşitlemek

Уравнять

Eşitlemek

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Уравнивать Geçmiş Zaman : уравнивавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Уравнивать Şimdiki Zaman :
  • Уравнивать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Уравнивать Edilgen Şimdiki Zaman : уравниваемый
  • Уравнять Geçmiş Zaman : уравнявший
  • Уравнять Edilgen Geçmiş Zaman : уравненный

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Уравнивать Şimdiki Zaman : уравнивая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Уравнять Geçmiş Zaman : уравняв

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Рабочие уравнивают поверхность перед укладкой плитки. (İşçiler fayans döşemeden önce yüzeyi eşitliyor.)

Эта система постепенно уравнивает давление в трубах. (Bu sistem borulardaki basıncı yavaş yavaş eşitliyor.)

Учитель старается уравнивать возможности всех учеников. (Öğretmen bütün öğrencilerin fırsatlarını eşitlemeye çalışıyor.)

Машина автоматически уравнивает температуру в помещениях. (Makine odalardaki sıcaklığı otomatik olarak eşitliyor.)

Мы уравниваем края досок с помощью специального инструмента. (Tahtaların kenarlarını özel bir aletle eşitliyoruz.)

Мастер уравнял поверхность и начал красить стену. (Usta yüzeyi eşitledi ve duvarı boyamaya başladı.)

Команда быстро уравняла счёт во втором тайме. (Takım ikinci yarıda skoru hızla eşitledi.)

Рабочие уравняли уровень воды в двух резервуарах. (İşçiler iki depodaki su seviyesini eşitledi.)

Новый закон уравнял права местных жителей и приезжих. (Yeni yasa yerel halkın ve dışarıdan gelenlerin haklarını eşitledi.)

Он уравнял края бумаги ножницами. (Kâğıdın kenarlarını makasla eşitledi.)