Усаживаться-Усесться

Усаживаться

Oturmak

Усесться

Oturmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Усаживаться Geçmiş Zaman : усаживавшийся

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Усаживаться Şimdiki Zaman :
  • Усаживаться Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Усаживаться Edilgen Şimdiki Zaman :
  • Усесться Geçmiş Zaman : усевшийся
  • Усесться Edilgen Geçmiş Zaman :

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Усаживаться Şimdiki Zaman : усаживаясь

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Усесться Geçmiş Zaman : усевшись

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Гости медленно усаживались за праздничный стол. (Misafirler yavaşça bayram sofrasına oturuyorlardı.)

Пассажиры усаживались в автобус перед отправлением. (Yolcular hareketten önce otobüse yerleşiyorlardı.)

Дети обычно долго усаживаются перед началом урока. (Çocuklar ders başlamadan önce genellikle uzun süre yerleşirler.)

Она усаживалась поудобнее и открывала книгу. (Daha rahat oturuyor ve kitabı açıyordu.)

Зрители усаживались в зале и ждали спектакля. (Seyirciler salona yerleşip gösteriyi bekliyorlardı.)

Наконец он уселся в кресло у окна. (Sonunda pencerenin yanındaki koltuğa oturdu.)

Кот уселся на мою куртку и не хотел уходить. (Kedi montumun üzerine oturdu ve gitmek istemedi.)

Все гости уселись за стол после короткой речи хозяина. (Ev sahibinin kısa konuşmasından sonra bütün misafirler masaya oturdu.)

Она уселась рядом со мной и начала рассказывать о поездке. (Yanıma oturdu ve yolculuk hakkında anlatmaya başladı.)

Ребёнок уселся на пол и стал собирать конструктор. (Çocuk yere oturup oyuncak yapı parçalarını birleştirmeye başladı.)