Усугублять-Усугубить

Усугублять

Ağırlaştırmak

Усугубить

Ağırlaştırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Усугублять Geçmiş Zaman : усугублявший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Усугублять Şimdiki Zaman :
  • Усугублять Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Усугублять Edilgen Şimdiki Zaman : усугубляемый
  • Усугубить Geçmiş Zaman : усугубивший
  • Усугубить Edilgen Geçmiş Zaman : усугублённый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Усугублять Şimdiki Zaman : усугубляя

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Усугубить Geçmiş Zaman : усугубив

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Его резкие слова только усугубляют конфликт. (Onun sert sözleri çatışmayı sadece ağırlaştırıyor.)

Недостаток сна усугубляет проблемы со здоровьем. (Uyku eksikliği sağlık sorunlarını ağırlaştırıyor.)

Неосторожные решения могут усугублять экономический кризис. (Dikkatsiz kararlar ekonomik krizi ağırlaştırabilir.)

Плохая погода усугубляет сложную ситуацию на дороге. (Kötü hava yoldaki zor durumu ağırlaştırıyor.)

Его молчание усугубляет недоверие между партнёрами. (Onun sessizliği ortaklar arasındaki güvensizliği artırıyor.)

Эта ошибка усугубила и без того серьёзную проблему. (Bu hata zaten ciddi olan sorunu daha da ağırlaştırdı.)

Задержка с лечением усугубила состояние пациента. (Tedavinin gecikmesi hastanın durumunu ağırlaştırdı.)

Неудачное заявление усугубило конфликт между двумя странами. (Başarısız açıklama iki ülke arasındaki çatışmayı ağırlaştırdı.)

Недостаток информации усугубил панику среди жителей. (Bilgi eksikliği halk arasındaki paniği artırdı.)

Его вмешательство только усугубило ситуацию, поэтому все замолчали. (Onun müdahalesi durumu daha da ağırlaştırdı, bu yüzden herkes sustu.)