Утягивать-Утянуть

Утягивать

Sıkılaştırmak

Утянуть

Sıkılaştırmak

SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

  • Утягивать Geçmiş Zaman : утягивавший

    SIFAT FİİL-ПРИЧАСТИЕ

    Fiil Sıfatlar şimdiki ve geçmiş zamanda , aktif ve pasif isimleri tanımlamak için kullanılır ve adından da anlaşıldığı gibi bu sıfatlar fiilden türetilirler. Örneğin okuyan çocuk, oturan adam, çalışan insan gibi.ПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Утягивать Şimdiki Zaman :
  • Утягивать Edilgen Geçmiş Zaman :
  • Утягивать Edilgen Şimdiki Zaman : утягиваемый
  • Утянуть Geçmiş Zaman : утянувший
  • Утянуть Edilgen Geçmiş Zaman : утянутый

ZARF FİİL-ДЕЕПРИЧАСТИЕ

  • Утягивать Şimdiki Zaman : утягивая

    ZARF FİİL - Деепричастие

    Zarf fiil ; bir fiilin cümlede zarf görevinde kullanıldığı halidir. Genelde yükleme yöneltilen “nasıl” ve “ne zaman” sorularının yanıtıdır. Fiillere bağ fiil eki eklenerek yapılırlar.ДЕЕПРИЧАСТИЕ ile ilgili dersimize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Утянуть Geçmiş Zaman : утянув

AŞAĞIDAKİ ÖRNEKLER YAPAY ZEKA (GROK 2) TARAFINDAN ÜRETİLMİŞTİR.

Корсет утягивает талию, но его нельзя носить слишком долго. (Korse beli sıkılaştırıyor, ancak çok uzun süre giyilmemeli.)

Ремень утягивает рюкзак и помогает равномерно распределить вес. (Kemer sırt çantasını sıkılaştırıyor ve ağırlığı dengeli dağıtmaya yardımcı oluyor.)

Эта одежда утягивает фигуру, не ограничивая движения. (Bu kıyafet hareketleri kısıtlamadan vücudu sıkılaştırıyor.)

Специальная повязка утягивает повреждённое место и уменьшает нагрузку. (Özel bandaj hasarlı bölgeyi sıkılaştırıyor ve yükü azaltıyor.)

Ремни постепенно утягивают конструкцию, чтобы она стала устойчивее. (Kemerler yapıyı daha dengeli hâle getirmek için onu yavaş yavaş sıkılaştırıyor.)

Он утянул ремень и продолжил подниматься в гору. (Kemeri sıkılaştırdı ve yokuşu çıkmaya devam etti.)

Портной утянул платье в талии по просьбе клиентки. (Terzi müşterinin isteği üzerine elbiseyi bel kısmında daralttı.)

Рабочие утянули трос, чтобы груз не сдвинулся. (İşçiler yük yerinden oynamasın diye halatı sıkılaştırdı.)

Пояс утянул живот и сделал одежду более удобной. (Kemer karnı sıkılaştırdı ve kıyafeti daha rahat hâle getirdi.)

Он утянул капюшон шнурком, защищаясь от холодного ветра. (Soğuk rüzgârdan korunmak için kapüşonu iple sıktı.)