Балка была покрыта густым лесом. (Dere yatağı yoğun ormanla kaplıydı.)
Внизу балки протекала река. (Dere yatağının dibinde bir nehir akıyordu.)
Балка служила укрытием для животных. (Dere yatağı hayvanlar için sığınak görevi görüyordu.)
С высоты видно всю балку и окрестности. (Yükseklikten tüm dere yatağı ve çevresi görülebiliyordu.)
В балке нашли древние останки. (Dere yatağında eski kalıntılar bulundu.)
Балка расположена между двумя горами. (Dere yatağı iki dağın arasında yer alıyordu.)