Блистание звезд освещало ночное небо. (Yıldızların parıltısı gece gökyüzünü aydınlatıyordu.)
Блистание снега было ослепительным. (Karın parıltısı göz kamaştırıcıydı.)
Он восхищался блистанием драгоценных камней. (Değerli taşların ışıltısına hayran kalıyordu.)
Блистание глаз ребёнка радовало родителей. (Çocuğun gözlerindeki ışıltı ebeveynlerini mutlu ediyordu.)
Блистание украшений привлекало внимание. (Takıların parıltısı dikkat çekiyordu.)
Вода отражала блистание солнца. (Su güneşin parıltısını yansıtıyordu.)