Мэр города встретил гостей. (Şehrin belediye başkanı misafirleri karşıladı.)
Мэр нашего города очень популярен. (Şehrimizin belediye başkanı çok popüler.)
Мэр решил построить новый парк. (Belediye başkanı yeni bir park inşa etmeye karar verdi.)
Мы видели мэра вчера на улице. (Dün belediye başkanını sokakta gördük.)
Мэр дал интервью местной газете. (Belediye başkanı yerel gazeteye röportaj verdi.)
Мэр, как известно, поддерживает развитие инфраструктуры. (Belediye başkanı, bilindiği üzere, altyapının geliştirilmesini destekliyor.)
Мэром был избран молодой и энергичный кандидат. (Belediye başkanı olarak genç ve enerjik bir aday seçildi.)
Мэр провёл совещание с руководителями городских служб. (Belediye başkanı şehir hizmetlerinin yöneticileriyle bir toplantı yaptı.)
На приёме мэра города обсуждались важные вопросы. (Belediye başkanının resepsiyonunda önemli konular tartışıldı.)
Мэр предложил новые меры по улучшению транспортной системы. (Belediye başkanı ulaşım sistemini iyileştirmek için yeni önlemler önerdi.)