Апофеоз праздника был великолепным концертом. (Kutlamanın doruk noktası muhteşem bir konserdi.)
Это событие стало апофеозом карьеры актёра. (Bu olay oyuncunun kariyerinin doruk noktası oldu.)
Апофеоз творчества художника пришёлся на поздние годы. (Ressamın yaratıcılığının zirvesi sonraki yıllarına denk geldi.)
Апофеоз спектакля получил множество аплодисментов. (Gösterinin doruk noktası çok sayıda alkış aldı.)
Апофеоз конкурса — торжественное награждение победителей. (Yarışmanın doruk noktası kazananların görkemli ödül töreniydi.)
Апофеоз развития города — постройка нового театра. (Şehrin gelişiminin zirvesi yeni bir tiyatronun inşa edilmesidir.)