Он почувствовал афронт после сказанного. (Söylenenlerden sonra kendini aşağılanmış hissetti.)
Афронт оскорбил его достоинство. (Afront onun onurunu incitti.)
Нельзя допускать афронт в общении. (İletişimde aşağılanmaya izin verilmemelidir.)
Его слова были настоящим афронтом. (Onun sözleri gerçek bir hakaretti.)
После афронта возникла ссора. (Afrontun ardından bir kavga çıktı.)
Афронт повлиял на атмосферу в коллективе. (Afront, topluluktaki atmosferi etkiledi.)