Барыня управляла усадьбой с железной рукой. (Soylu kadın malikâneyi demir bir elle yönetiyordu.)
Барыня носила красивые платья и драгоценности. (Soylu kadın güzel elbiseler ve mücevherler takıyordu.)
В деревне все уважали барыню за её справедливость. (Köyde herkes soylu kadına adaleti nedeniyle saygı duyuyordu.)
Барыня была известна своей щедростью. (Soylu kadın cömertliğiyle tanınıyordu.)
Барыня принимала гостей в большом зале. (Soylu kadın konuklarını büyük salonda ağırlıyordu.)
Барыня интересовалась культурой и искусством. (Soylu kadın kültür ve sanatla ilgileniyordu.)