Он известен как большой бахвал. (O, büyük bir palavracı olarak tanınır.)
Бахвал часто рассказывает о своих достижениях. (Palavracı sık sık başarılarından bahseder.)
С его бахвальством никто не хочет общаться. (Kimse onun böbürlenmeleriyle uğraşmak istemiyor.)
Бахвал не слушает критику и продолжает хвастаться. (Palavracı eleştirileri dinlemez ve övünmeye devam eder.)
Быть бахвалом – не лучший способ завоевать уважение. (Palavracı olmak saygı kazanmanın en iyi yolu değildir.)
Он потерял друзей из-за своего бахвальства. (Böbürlenmesi yüzünden arkadaşlarını kaybetti.)