Башмак стоял у входа в дом. (Ayakkabı evin girişinde duruyordu.)
Он потерял один башмак на улице. (O, bir ayakkabısını sokakta kaybetti.)
Новые башмаки были очень удобными. (Yeni ayakkabılar çok rahattı.)
Башмак на полке выглядел старым. (Raf üzerindeki ayakkabı eski görünüyordu.)
Дети часами играли в башмаках в саду. (Çocuklar bahçede saatlerce ayakkabılarıyla oynadılar.)
Я починил башмаки перед поездкой. (Seyahatten önce ayakkabıları tamir ettim.)