Безвременье настало после катастрофы. (Felaketin ardından zamansızlık dönemi başladı.)
Он чувствовал безвременье и потерю ориентира. (O, zamansızlık ve yönünü kaybetme duygusu hissediyordu.)
Безвременье ассоциируется с хаосом и неопределённостью. (Zamansızlık kaos ve belirsizlikle ilişkilendirilir.)
В период безвременья сложно планировать будущее. (Zamansızlık döneminde geleceği planlamak zordur.)
Безвременье охватило город после аварии. (Kazadan sonra şehri bir zamansızlık duygusu kapladı.)
Безвременье заставило людей задуматься о жизни. (Zamansızlık insanları hayat üzerine düşünmeye zorladı.)