Беспощадность войны видна в каждом кадре. (Savaşın acımasızlığı her karede görülüyor.)
Он проявил беспощадность к врагам. (Düşmanlarına karşı acımasızlık gösterdi.)
Беспощадность наказания вызвала протесты. (Cezanın acımasızlığı protestolara yol açtı.)
Беспощадность природы поражает своей силой. (Doğanın acımasızlığı gücüyle hayrete düşürüyor.)
Журнал описал беспощадность судебного процесса. (Dergi yargı sürecinin acımasızlığını anlattı.)
Беспощадность важна в бизнесе, говорят некоторые. (Bazıları iş dünyasında acımasızlığın önemli olduğunu söylüyor.)