Бичевой удар был болезненным. (Kırbaç darbesi acı vericiydi.)
Он носил бичевой ремень. (Kırbaç kemeri takıyordu.)
Бичевой метод наказания применялся в прошлом. (Kırbaçla cezalandırma yöntemi geçmişte uygulanırdı.)
Бичевой инструмент использовали для дрессировки. (Kırbaç aletini eğitim için kullanıyorlardı.)
Следы бичевого удара остались на коже. (Kırbaç darbesinin izleri ciltte kaldı.)
Бичевой звук раздался в тишине. (Kırbaç sesi sessizlikte yankılandı.)