Он вёл себя как настоящий бредник, говоря нелепости. (Saçma şeyler söyleyerek gerçek bir deli gibi davranıyordu.)
Бредник видел сны, которые никто не мог понять. (Deli, kimsenin anlayamadığı rüyalar görüyordu.)
В его глазах был блеск бредника. (Gözlerinde bir delinin ışıltısı vardı.)
Бредник не замечал окружающую реальность. (Deli çevresindeki gerçekliğin farkında değildi.)
Она думала, что он просто бредник. (O, onun sadece bir deli olduğunu düşünüyordu.)
Бредник часто допускал ошибки из-за нереальных идей. (Deli, gerçek dışı fikirleri nedeniyle sık sık hatalar yapıyordu.)