Бремя ответственности лежит на всех. (Sorumluluk yükü herkesin üzerindedir.)
Это бремя слишком тяжело для одного человека. (Bu yük tek bir kişi için çok ağırdır.)
Бремя работы разделили между сотрудниками. (İş yükü çalışanlar arasında paylaştırıldı.)
Бремя прошлого мешает жить настоящим. (Geçmişin yükü şimdiki zamanda yaşamayı engelliyor.)
Бремя тревог облегчает поддержка друзей. (Arkadaşların desteği endişelerin yükünü hafifletir.)
Он чувствует бремя ожиданий семьи. (Ailesinin beklentilerinin yükünü hissediyor.)