Бульканье воды слышно из колодца. (Kuyudan suyun fokurdaması duyuluyor.)
Ребёнок слушал бульканье ручья. (Çocuk derenin şırıltısını dinledi.)
Бульканье в чайнике говорит о кипячении. (Çaydanlıktaki fokurdama kaynamakta olduğunu gösterir.)
Мы сидели у костра и слушали бульканье огня. (Ateşin yanında oturup alevlerin çıkardığı fokurtuyu dinledik.)
Бульканье воздуха в трубах нарушало тишину. (Borulardaki havanın fokurdaması sessizliği bozuyordu.)
Звук бульканья создавал уютную атмосферу. (Fokurdama sesi sıcak bir atmosfer oluşturuyordu.)