Вода сделала внезапный выплеск из ведра. (Su kovadan aniden sıçradı.)
Выплеск эмоций был заметен на лице. (Duyguların dışavurumu yüzde belli oluyordu.)
После удара случился сильный выплеск краски. (Darbe sonrası büyük bir boya sıçraması oldu.)
Выплеск радости сопровождал победу команды. (Sevinç patlaması takımın zaferine eşlik etti.)
Выплеск детских голосов звучал на площадке. (Çocuk seslerinin yükselişi oyun alanında duyuluyordu.)
Выплеск энергии помог завершить проект. (Enerji patlaması projeyi tamamlamaya yardımcı oldu.)