Громадина стояла посреди поля. (Devasa nesne tarlanın ortasında duruyordu.)
Он поднял громадину с земли. (Devasa nesneyi yerden kaldırdı.)
Громадина весила несколько сотен килограммов. (Devasa nesne birkaç yüz kilogram ağırlığındaydı.)
Громадина дерева заслоняла солнце. (Devasa ağaç güneşi kapatıyordu.)
Громадина строения впечатляла гостей. (Yapının devasa büyüklüğü konukları etkiliyordu.)
Громадина камня была заметна издалека. (Devasa kaya uzaktan fark ediliyordu.)